A+ A A-

Ocak ayından başlamak üzere yürürlüğe girecek olan muhtasar ve sigorta priminin aynı beyannamede verilmesi Tebliğinin ertelenmesi (Not:15.12.2017Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanmak üzere gönderilmiş ancak henüz yayınlanmamıştır.)

Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 1)’NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 3)

MADDE 1 – 18/2/2017 tarihli ve 29983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No:1)’nin “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi” başlıklı 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 – Aynı Tebliğin Geçici 2 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 3 – Aynı Tebliğe Geçici 3 üncü maddeden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Uygulamaya geçişin yaygınlaştırılması GEÇİCİ MADDE 4 – (1) Uygulamaya geçişin yaygınlaştırılması kapsamında; Kırşehir ilindeki mükellefler/işverenler için 1/6/2017 tarihinden itibaren başlamış olan bu Tebliğin uygulanmasına Amasya, Bartın ve Çankırı illeri merkez ve ilçelerinde bulunan mükellefler/işverenler (281 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen bankalar hariç) için 1/1/2018 tarihinden itibaren başlanacaktır. (2) Birinci fıkra kapsamına giren mükelleflerce/işverenlerce Amasya, Bartın, Çankırı ve Kırşehir illeri dışındaki başka bir ilde istihdam edilmekle birlikte ücret ödemeleri veya tahakkuku bu illerde yapılan çalışanların ücret ödemeleri üzerinden tevkif edilen vergiler ile sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini içeren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Amasya, Bartın, Çankırı veya Kırşehir illerindeki yetkili vergi dairelerine elektronik ortamda gönderilecektir. (3) Amasya, Bartın, Çankırı veya Kırşehir illerinde istihdam edilmekle birlikte ücret ödemesi veya tahakkuku bu iller dışında bir ilde yapılan çalışanların ücret ödemeleri üzerinden tevkif edilen vergilere ait muhtasar beyanname, ücret ödemesi veya tahakkukun yapıldığı yer vergi dairesine verilecektir. Ayrıca bu sigortalılara ait aylık prim ve hizmet belgeleri ise elektronik ortamda (e-bildirge) Kuruma verilmeye devam edilecektir.”

MADDE 4 – Aynı Tebliğin “Yürürlük” başlıklı 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki gibi değiştirilmiş ve (c) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiştir. “c) Geçici 4 üncü maddesi 1/1/2018 tarihinde, d) Diğer maddeleri 1/7/2018 tarihinde”

MADDE 5 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 6 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı müştereken yürütür.

2017 Yılı kasım Ayına İlişkin Sigorta primleri İle Ertelenen 2017 Yılı Şubat Ayına İlişkin Sigorta Primlerinin Ödenmesine İlişkin Duyuru

20.12.2017

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine, 5 Aralık 2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle “2017 yılı Kasım ayına ilişkin bazı primlerin ödenme süresi” başlıklı geçici 34 üncü madde ile “Ayın 1’i ile 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalıların, 2017 yılı Kasım ayına ilişkin sigorta primleri ile ertelenen 2017 yılı Şubat ayına ilişkin sigorta primleri en geç 26/12/2017 tarihinde Kuruma ödenir.” hükmü getirilmiştir.

Kamuoyundan gelen talepler üzerine yapılan değerlendirme sonucunda, Ayın 1’i ile 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalıların, 2017 yılı Kasım ayına ilişkin sigorta primleri ile ertelenen 2017 yılı Şubat ayına ilişkin sigorta primlerinin daha önceden olduğu gibi takip eden ayın sonunda ödenmesine ilişkin düzenleme Yönetim Kuruluna sunulmuştur.

Buna göre, Ayın 1’i ile 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalıların, 2017 yılı Kasım ayına ilişkin sigorta primleri ile ertelenen 2017 yılı Şubat ayına ilişkin sigorta primlerini 02.01.2018 tarihi sonuna kadar (31.12.2017 tarihinin Pazar gününe, 1 Ocak resmi tatile denk gelmesi) ödemeleri mümkün olacaktır.

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur

Yeni Yasa değişikliği ile çalışma hayatının denetim ve teftişine ilişkin hükümler ve zamanaşımı süreleri

ÇALIŞMA HAYATININ DENETİM VE TEFTİŞİ İLE İLGİLİ YENİ DURUM

  Devletin yetkisi

 

Madde 91 - Devlet, çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izler, denetler ve teftiş eder. Bu ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır.

Değişik fıkra: 12/10/2017-7036/13 md.) İşçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin başvuruları üzerine, iş sözleşmesinin devam etmesi kaydıyla birinci fıkra hükmü uyarınca işlem yapılabilir.

 

Değiştirilmiş olan 2’nci fıkra değiştirilmeden önce şu şekildeydi;

 

(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/77 md.) 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 10 uncu maddesine istinaden iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince incelenir.

Buna dayanılarak işçi şikayetleri bölge çalışma müdürlükleri yerine geçen İş Kur il müdürlükleri görevlileri tarafından, bilgi ve belge istenerek inceleniyordu.

Kanunun yürürlük tarihinden itibaren, işçi şikayetleri sadece iş müfettişleri tarafından incelenebilecek, ancak bu şikayetlerin işleme alınabilmesi için şikayeti yapan işçinin işverenle olan iş sözleşmesinin devam ediyor olması gerekecek.

 

Zamanaşımı süresi

Ek Madde 3- (Ek: 12/10/2017-7036/15 md.)

İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır.

  1. a) Kıdem tazminatı.
  2. b) İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.
  3. c) Kötüniyet tazminatı.
  4. d) İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.

 

Bu madde Kanuna yeni eklenmiştir.

 

Borçlar Kanununa göre, Kanunda aksine bir hüküm yoksa (sözleşmeden doğan) her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir hükmüne dayanılarak on yıl olan ihbar ve kıdem tazminatından doğan alacaklarda zaman aşımı beş yıla indirilmiştir.

YENİ YARGILAMA SÜRECİNDE İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİ

Yasanın 11’nci maddesine göre; 4857 sayılı İş Yasasının “FESİH BİLDİRİMİNE İTİRAZ VE USULÜ” başlıklı 20’nci maddesinin birinci maddesi değiştirilmiştir. Buna göre;

Fesih bildiriminde neden belirtilmez ise veya belirtilen neden işçi tarafından kabul edilmiyorsa fesih bildiriminin tebliği tarihinden bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvuru yapılmalıdır. Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşma sağlanmaz ise son tutanak tarihinden başlayarak iki hafta içinde iş mahkemesine başvuru yapılmalıdır. Taraflar aralarında özel hakeme gitme konusunda anlaşmaya varırlarsa konu özel hakeme de bu süre içinde götürülebilir.

Arabulucuya başvurmadan konu yargıya götürülmüş ise dava usulden ret edilir ve bu karar taraflara tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden başlayarak iki hafta içinde arabulucuya başvurmak mümkün olacaktır.

Yine aynı maddenin üçüncü fıkrası da değiştirilmiştir. Buna göre;

“Dava ivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir.”

4857 sayılı Yasanın 21’nci maddesinin 3’ncü fıkrasına eklenen hüküm ile aynı maddenin 2’nci fıkrasına göre belirlenecek tazminat ile 3’ncü fıkrada yer alan en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları öder hükümlerindeki ödeme miktarları dava tarihindeki ücret esas alınarak belirlenecektir. (burada da bir bilirkişi tayini zorunluluğu bulunmaktadır)

Beşinci fıkraya eklenen hüküm ile, arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar işçinin işe başlaması konusunda anlaşmışlar ise, işe başlama tarihi, 3’ncü fıkrada düzenlenmiş olan ücret ve diğer hakların parasal miktarları, eğer işçi işe başlatılmaz ise 2’nci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarı (4-8 aylık ücret tutarında belirlenir) belirlenmek zorundadır.

Aksi halde, anlaşma olmamış sayılır. Son tutanak buna göre düzenlenir. İşçi belirlenen tarihte işe başlamaz ise fesih geçerli hale gelir. İşveren sadece hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

İŞ UYUŞMAZLIKLARINDA YENİ YARGI SÜRECİ NASIL OLACAK? (II)

Birinci bölümde, çalışma yaşamında yargı sürecinin yeni bir şekil aldığını belirtmiştik. Bununla ilgili bazı noktalara değinelim.

25.10.2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Kanununa göre, “hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemekle” görevli HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU uyarınca, arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan bir gerçek kişiden arabuluculuk hizmeti alınacaktır.

Arabuluculuk hizmetlerini düzenleyen Yönetmeliğe göre, arabuluculuk, “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” olarak tanımlanmaktadır.

İş ilişkisi nedeniyle doğan bir uyuşmazlıkta, örneğin iş sözleşmesinin işçi veya işveren tarafından feshi, kullandırılmayan veya iş sözleşmesinin feshinden sonra ödenmeyen yıllık izin ücretinin ödenmemesi, iş sözleşmesinin feshinden sonra işe iade istemi gibi, uyuşmazlığa çözüm aranmak isteniyorsa, Adalet Bakanlığı bünyesinde bulunan “Arabuluculuk bürosuna” başvuru yapılacak ve bir arabulucu atanması istenecek.

Uyuşmazlığın giderilmesi için bir arabulucu atanacak veya uyuşmazlığın tarafları arasında uzlaşma olursa arabulucu sicilinde bulunan biri taraflarca seçilebilecek.

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.

Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir.

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

ANLAŞMA HALİ VE ÜCRET

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilir.

) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.

GELECEK YAZIMIZDA İŞE İADE DAVALARINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERE DEĞİNECEĞİZ.

ÇALIŞMA YAŞAMINDA YENİ BİR EVRE (I)

30.1.1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 12.10.2017 tarihinde TBMM tarafından kabul edilen 7036 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldı.

Yeni Kanun’un “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlıklı 3’ncü maddesi, “22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.” İçerikli 11’nci maddesi ve “4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine üçüncü ve mevcut beşinci fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.” İçerikli 12’nci maddesi 1.1.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bu bölümde ana hatları ile çalışma yaşamına ne geliyor konusuna bakalım.

  1. Yeni yıl başından itibaren iş ilişkilerinde doğan uyuşmazlıklar doğrudan yargıya yani iş mahkemesine götürülemeyecek. İş sözleşmesinin haksız olarak fesih edildiğini düşünen işçi iş mahkemesine doğrudan başvuramayacak.

İş Mahkemeleri Kanununun 3’ncü maddesi “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Hükmünü içeriyor. Madde arabulucu aşamasından geçmeyen uyuşmazlığa iş mahkemesi bakmaz diyor. (3/1)

  1. “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.” Arabuluculuk yoluna başvurulup sonuçta uzlaşma sağlanmaz ise iş mahkemesine baş vurma olanağı var. (3/2)

 

  1. İş kazalarına ilişkin davalar arabulucu yoluna başvurmadan iş mahkemesine götürülebilecek. (3/3)

İş Kanununda yapılmış olan değişikliklerle ilgili olarak uyum yönetmelik değişiklikleri

25 Ağustos 2017 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 30165

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 27/9/2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 13 – (1) Asıl işveren - alt işveren ilişkisinin iş müfettişlerince incelenmesi sonucunda muvazaanın tespitine ilişkin gerekçeli müfettiş raporu ve tutulan tutanaklar Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce işverenlere tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren otuz işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine görülecek olan dava basit yargılama usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi hâlinde Yargıtay altı ay içinde kesin olarak karar verir. Kamu idarelerince bu raporlara karşı yetkili iş mahkemelerine itiraz edilmesi ve mahkeme kararlarına karşı diğer kanun yollarına başvurulması zorunludur.

(2) Rapora otuz iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.”

MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin

Tarihi

Sayısı

27/9/2008

27010

25 Ağustos 2017 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 30165

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

İŞ KANUNUNA İLİŞKİN ÇALIŞMA SÜRELERİ YÖNETMELİĞİNDE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 6/4/2004 tarihli ve 25425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 4 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

25 Ağustos 2017 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 30165

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

İŞ KANUNUNA İLİŞKİN FAZLA ÇALIŞMA VE FAZLA SÜRELERLE ÇALIŞMA

YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 6/4/2004 tarihli ve 25425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, 4857 sayılı Kanunun 42 nci maddesi uyarınca zorunlu nedenlerle ve 43 üncü maddesi uyarınca olağanüstü hallerde, haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“e) 4857 sayılı Kanunun 42 nci maddesi uyarınca zorunlu nedenler ve 43 üncü maddesi uyarınca olağanüstü haller dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Fazla çalışma ihtiyacı olan işverence bu onay iş sözleşmesinin yapılması esnasında ya da bu ihtiyaç ortaya çıktığında alınır ve işçi özlük dosyasında saklanır. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapmak istemeyen işçi verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir.”

MADDE 4 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

TAŞERON İŞÇİLERİNİN YILLIK ÜCRETLİ İZİN UYGULAMASI

4857 sayılı İş Kanunu;

Yıllık ücretli iznin uygulanması

          Madde 56 - Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez.

          Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

          (Değişik üçüncü fıkra: 14/4/2016-6704/16 md.) Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.

          İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

          Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.

          Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.

          (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/6 md.) Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise altıncı fıkraya göre tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.

10.9.2014 tarih ve 6552 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi ile İş Kanununda değişiklik yapılmış ancak bu Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğine işlenmemişti.

Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinde son yapılan değişikli ile bu Kanun değişikliği Yönetmeliğe aktarılmıştır.

YILLIK ÜCRETLİ İZİN YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 3/3/2004 tarihli ve 25391 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “en çok üçe bölünebilir.” ibaresi “bölümler halinde kullanılabilir.” olarak değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.”

Alt işveren (taşeron) çalıştıran işverenler, taşeron işçilerinin yasal haklarının uygulanmasını denetlemek zorunda olduklarından bu konuyu denetleyeceklerdir zaten.

POSTALAR HALİNDE ÇALIŞILAN İŞYERLERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Son günlerde çalışma mevzuatı ile ilgili olarak bazı yönetmelik değişiklikleri yapıldı. İlgili değişiklikler sitemizde yayınlandı. Değişikliğe ilişkin konular neydi ve ne değişiklikler yapıldı?

POSTALAR HALİNDE İŞÇİ ÇALIŞTIRILARAK YÜRÜTÜLEN İŞLERDE ÇALIŞMALARA İLİŞKİN ÖZEL USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK, Resmi Gazete ile 07.04.2004 tarihinde yayınlanmıştı.

“Nitelikleri dolayısıyla sürekli çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına postalar halinde işçi çalıştırılarak işletilen veya nöbetleşe işçi postaları ile yapılan işlerde, çalışma sürelerine, gece çalışmalarına, hafta tatillerine ve ara dinlenmesine ilişkin özel usul ve esaslar bu Yönetmelikle düzenlenmektedir.”

“İşveren veya işveren vekilleri, posta sayısı ile her postanın işe başlama ve bitirme saatlerini, postalar halinde çalıştırdıkları işçilerin ad ve soyadlarını, ara dinlenmelerini, hafta tatillerini ve bunlara ilişkin değişiklikleri düzenleyerek işyerinde işçilerin kolayca görüp okuyabilecekleri şekilde ilan etmekle yükümlüdür.”

“Madde 4 — İşçi postaları;

a)Nitelikleri dolayısıyla sürekli çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde posta sayısı 24 saatlik süre içinde en az üç işçi postası çalıştırılacak şekilde düzenlenir. Bu maddeye 19.Temmuz 2017 tarihinde yapılan Yönetmelik değişikliği ile aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Ancak turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde ve bu işlerin yürütüldüğü işyerlerinde faaliyet gösteren alt işveren tarafından yürütülen işlerde düzenleme 24 saatte iki posta olacak şekilde yapılabilir.”

  1. b) Bu maddenin (a) bendi dışında kalan ve işçi postaları ile yürütülen diğer işlerde 24 saatlik süre içinde çalıştırılacak işçi postaları sayısı, her bir işçi postasının çalışma süresi, 4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen Yönetmelikte belirtilen günlük çalışma süresini aşmayacak şekilde düzenlenir.
  2. c) Sağlık kuralları bakımından günde 7,5 saat ya da daha az çalışılması gereken işlerde işçi postaları sayısı, her bir postanın çalışma süresi, 4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinin son fıkrasında öngörülen Yönetmelikte belirtilen günlük çalışma sürelerini aşmayacak şekilde düzenlenir.
  3. d) İşçi postaları sayısının düzenlenmesinde, 10/9/1960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma Teşkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına Dair Kanunun 6 ncı maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 43 üncü maddesi hükümleri gözönünde tutulur.”

 “4857 sayılı İş Kanununun 69 uncu maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan gece dönemine denk düşen 20.00-06.00 saatleri arasındaki işçi postalarında, 18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin çalıştırılmaları yasaktır.”

“Madde 7 — Postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, İş Kanununun 42 ve 43 üncü maddeleri ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma Teşkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına Dair Kanunun 6 ncı maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununun 70 inci maddesinde öngörülen Yönetmelikte belirtilen haller dışında, işçilerin gece postalarında 7,5 saatten çok çalıştırılmaları yasaktır.

 

Çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan bir postanın çalışması, gece çalışması sayılır.”

Söz konusu Yönetmelik değişikliği ile 7’nci madde aşağıdaki şekle dönüştürülmüştür.

“Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 7 – Postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, 4857 sayılı Kanunun 42 ve 43 üncü maddeleri ile 70 inci maddesinde öngörülen yönetmelikte belirtilen haller dışında işçilerin gece postalarında 7,5 saatten çok çalıştırılmaları yasaktır. Ancak turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir. Bu fıkranın uygulanmasında;

  1. a) Turizm hizmet yürütülen işler; ilgili mevzuatı uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletmesi belgesi veya turizm yatırımı belgesi verilen ya da belediye tarafından turizm işletmesi olarak faaliyet göstermek üzere işletme belgesi verilen tesislerde,
  2. b) Özel güvenlik hizmeti yürütülen işler; 10/6/2004 tarihli ve 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında İçişleri Bakanlığınca faaliyet izni verilen özel güvenlik şirketlerinde veya özel güvenlik görevlisi olarak herhangi bir işyerinde,
  3. c) Sağlık hizmet yürütülen işler; Sağlık hizmeti sunan ve/veya üreten; gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerin işyerinde ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerinde, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununda tanımlanan sosyal hizmet kuruluşlarında,

çalışan işçiler ile bu işyerlerinde alt işveren tarafından çalıştırılan işçileri kapsar.

Çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan bir postanın çalışması, gece çalışması sayılır.”

Asıl Yönetmeliğin 12’nci maddesinde yer alan bildirim şekli aşağıda belirtildiği şekilde iken,

“İsim Listeleri Madde 12 — İşveren veya işveren vekilleri, postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, her postada çalışan işçilerin ad ve soyadlarını kapsayan listeler ile bu işçiler için işe başlamadan önce alınan periyodik sağlık raporlarının bir nüshasını ilgili bölge müdürlüğüne vermekle yükümlüdür.”

Yeni Yönetmelik değişikliği ile aşağıdaki hale dönüşmüştür.

Madde 12 – İşveren veya işveren vekilleri, postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, her postada çalışan işçilerin ad ve soyadlarını kapsayan listeleri Bakanlıkça talep edildiğinde sunmak üzere işyerinde bulundurmakla yükümlüdür.”

Özetle;

1.Gece postalarında gece çalışmasının 7,5 saati aşamayacağı hükmü, turizm, sağlık ve güvenlik hizmetlerinde kaldırılmış,

2.Bu işkollarında gece süresince 7,5 saatin üzerinde çalıştırılacak işçilerden yazılı onay alınması koşulu getirilmiş,

3.Postalarda çalıştırılan işçilerin isimleri ve periyodik sağlık raporlarının nüshaları Bakanlığın il teşkilatına verilmeyecek işyerinde saklanacaktır.

KADIN İŞÇİLERİN GECE ÇALIŞMALARI HAKKINDA BAZİ BİLİNMESİ GEREKENLER

Kadın işçilerin gece çalıştırılma koşulları İş Kanunu ve ilgili Yönetmelikte ayrıntılı düzenlenmiştir. İşverenin gece vardiyasında çalıştırılacak kadın çalışanların isim listelerini iş müfettişlerince yapılacak denetimlerde gösterilmek üzere işyerinde saklanmak gibi yasal yükümlülükleri de mevcuttur.

Gece çalışması nedir? 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 69’a göre en geç 20.00’de başlayarak, en erken saat 06.00’ya kadar süren ve en fazla 11 saat sürebilecek çalışmadır. Bir postanın çalışma süresinin yarıdan fazlası bu süre içinde kalıyorsa bu gece çalışması sayılır. Örneğin 23.00-8.00 postası gece çalışmasına girer.

Kadınlar gece postasında 7,5 saatten fazla çalıştırılamazlar.

18 yaşını doldurmamış genç ve çocuk kadın işçilere ise sanayiye ait işlerde gece çalışması yaptırılamaz.

İşyerine ulaşım

Belediye sınırları dışındaki her türlü işyeri işverenleri ile belediye sınırları içinde olmakla beraber, posta değişim saatlerinde toplu taşıma araçları ile gidip gelme zorluğu bulunan işyeri işverenleri, gece postalarında çalıştıracakları kadın çalışanları, sağlayacakları uygun araçlarla ikametgâhlarına en yakın merkezden, işyerine götürüp getirmekle yükümlüdür.

Sağlık gözetimi

Kadın çalışanların gece postalarında çalıştırılabilmeleri için, işe başlamadan önce, gece postalarında çalıştırılmalarında sakınca olmadığına ilişkin sağlık raporu işyerinde görevli işyeri hekiminden alınır.

Ayrıca işveren, işin devamı süresince, çalışanın özel durumunu, işyerinde maruz kalınan sağlık ve güvenlik risklerini de dikkate alarak işyeri hekimince belirlenen düzenli aralıklarla çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlar.

 Gece postalarında kadın çalışan çalıştırmak isteyen işverenler, gece çalıştırılacak kadın çalışanların isim listelerini, iş müfettişlerince yapılan denetimlerde göstermek üzere işyerinde saklar.

24.07.2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan Yönetmeliğe göre, yukarıda belirtildiği gibi kadın çalışanlar gece postalarında 7,5 saatin üzerinde çalıştırılamazlardı. Oysa 19.Temmuz 2017 tarihinde yayınlanan Yönetmeliğe göre,

“Gece postalarında kadın çalışan çalıştırmak isteyen işverenler, gece çalıştırılacak kadın çalışanların isim listelerini, iş müfettişlerince yapılan denetimlerde göstermek üzere işyerinde saklar.”

Bu RSS beslemesine abone ol