A+ A A-

Tarihe Göre Filtrelenen Öğeler Ekim 2017

İŞ UYUŞMAZLIKLARINDA YENİ YARGI SÜRECİ NASIL OLACAK? (II)

Birinci bölümde, çalışma yaşamında yargı sürecinin yeni bir şekil aldığını belirtmiştik. Bununla ilgili bazı noktalara değinelim.

25.10.2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Kanununa göre, “hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemekle” görevli HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU uyarınca, arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan bir gerçek kişiden arabuluculuk hizmeti alınacaktır.

Arabuluculuk hizmetlerini düzenleyen Yönetmeliğe göre, arabuluculuk, “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” olarak tanımlanmaktadır.

İş ilişkisi nedeniyle doğan bir uyuşmazlıkta, örneğin iş sözleşmesinin işçi veya işveren tarafından feshi, kullandırılmayan veya iş sözleşmesinin feshinden sonra ödenmeyen yıllık izin ücretinin ödenmemesi, iş sözleşmesinin feshinden sonra işe iade istemi gibi, uyuşmazlığa çözüm aranmak isteniyorsa, Adalet Bakanlığı bünyesinde bulunan “Arabuluculuk bürosuna” başvuru yapılacak ve bir arabulucu atanması istenecek.

Uyuşmazlığın giderilmesi için bir arabulucu atanacak veya uyuşmazlığın tarafları arasında uzlaşma olursa arabulucu sicilinde bulunan biri taraflarca seçilebilecek.

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.

Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir.

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

ANLAŞMA HALİ VE ÜCRET

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilir.

) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.

GELECEK YAZIMIZDA İŞE İADE DAVALARINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERE DEĞİNECEĞİZ.

ÇALIŞMA YAŞAMINDA YENİ BİR EVRE (I)

30.1.1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 12.10.2017 tarihinde TBMM tarafından kabul edilen 7036 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldı.

Yeni Kanun’un “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlıklı 3’ncü maddesi, “22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.” İçerikli 11’nci maddesi ve “4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine üçüncü ve mevcut beşinci fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.” İçerikli 12’nci maddesi 1.1.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bu bölümde ana hatları ile çalışma yaşamına ne geliyor konusuna bakalım.

  1. Yeni yıl başından itibaren iş ilişkilerinde doğan uyuşmazlıklar doğrudan yargıya yani iş mahkemesine götürülemeyecek. İş sözleşmesinin haksız olarak fesih edildiğini düşünen işçi iş mahkemesine doğrudan başvuramayacak.

İş Mahkemeleri Kanununun 3’ncü maddesi “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Hükmünü içeriyor. Madde arabulucu aşamasından geçmeyen uyuşmazlığa iş mahkemesi bakmaz diyor. (3/1)

  1. “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.” Arabuluculuk yoluna başvurulup sonuçta uzlaşma sağlanmaz ise iş mahkemesine baş vurma olanağı var. (3/2)

 

  1. İş kazalarına ilişkin davalar arabulucu yoluna başvurmadan iş mahkemesine götürülebilecek. (3/3)
Bu RSS beslemesine abone ol