A+ A A-
Osman Kaan Benokan

Osman Kaan Benokan

YENİ YARGILAMA SÜRECİNDE İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİ

Yasanın 11’nci maddesine göre; 4857 sayılı İş Yasasının “FESİH BİLDİRİMİNE İTİRAZ VE USULÜ” başlıklı 20’nci maddesinin birinci maddesi değiştirilmiştir. Buna göre;

Fesih bildiriminde neden belirtilmez ise veya belirtilen neden işçi tarafından kabul edilmiyorsa fesih bildiriminin tebliği tarihinden bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvuru yapılmalıdır. Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşma sağlanmaz ise son tutanak tarihinden başlayarak iki hafta içinde iş mahkemesine başvuru yapılmalıdır. Taraflar aralarında özel hakeme gitme konusunda anlaşmaya varırlarsa konu özel hakeme de bu süre içinde götürülebilir.

Arabulucuya başvurmadan konu yargıya götürülmüş ise dava usulden ret edilir ve bu karar taraflara tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden başlayarak iki hafta içinde arabulucuya başvurmak mümkün olacaktır.

Yine aynı maddenin üçüncü fıkrası da değiştirilmiştir. Buna göre;

“Dava ivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir.”

4857 sayılı Yasanın 21’nci maddesinin 3’ncü fıkrasına eklenen hüküm ile aynı maddenin 2’nci fıkrasına göre belirlenecek tazminat ile 3’ncü fıkrada yer alan en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları öder hükümlerindeki ödeme miktarları dava tarihindeki ücret esas alınarak belirlenecektir. (burada da bir bilirkişi tayini zorunluluğu bulunmaktadır)

Beşinci fıkraya eklenen hüküm ile, arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar işçinin işe başlaması konusunda anlaşmışlar ise, işe başlama tarihi, 3’ncü fıkrada düzenlenmiş olan ücret ve diğer hakların parasal miktarları, eğer işçi işe başlatılmaz ise 2’nci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarı (4-8 aylık ücret tutarında belirlenir) belirlenmek zorundadır.

Aksi halde, anlaşma olmamış sayılır. Son tutanak buna göre düzenlenir. İşçi belirlenen tarihte işe başlamaz ise fesih geçerli hale gelir. İşveren sadece hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

İŞ UYUŞMAZLIKLARINDA YENİ YARGI SÜRECİ NASIL OLACAK? (II)

Birinci bölümde, çalışma yaşamında yargı sürecinin yeni bir şekil aldığını belirtmiştik. Bununla ilgili bazı noktalara değinelim.

25.10.2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Kanununa göre, “hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemekle” görevli HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU uyarınca, arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan bir gerçek kişiden arabuluculuk hizmeti alınacaktır.

Arabuluculuk hizmetlerini düzenleyen Yönetmeliğe göre, arabuluculuk, “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” olarak tanımlanmaktadır.

İş ilişkisi nedeniyle doğan bir uyuşmazlıkta, örneğin iş sözleşmesinin işçi veya işveren tarafından feshi, kullandırılmayan veya iş sözleşmesinin feshinden sonra ödenmeyen yıllık izin ücretinin ödenmemesi, iş sözleşmesinin feshinden sonra işe iade istemi gibi, uyuşmazlığa çözüm aranmak isteniyorsa, Adalet Bakanlığı bünyesinde bulunan “Arabuluculuk bürosuna” başvuru yapılacak ve bir arabulucu atanması istenecek.

Uyuşmazlığın giderilmesi için bir arabulucu atanacak veya uyuşmazlığın tarafları arasında uzlaşma olursa arabulucu sicilinde bulunan biri taraflarca seçilebilecek.

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.

Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir.

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

ANLAŞMA HALİ VE ÜCRET

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilir.

) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.

GELECEK YAZIMIZDA İŞE İADE DAVALARINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERE DEĞİNECEĞİZ.

ÇALIŞMA YAŞAMINDA YENİ BİR EVRE (I)

30.1.1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 12.10.2017 tarihinde TBMM tarafından kabul edilen 7036 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldı.

Yeni Kanun’un “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlıklı 3’ncü maddesi, “22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.” İçerikli 11’nci maddesi ve “4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine üçüncü ve mevcut beşinci fıkralarından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.” İçerikli 12’nci maddesi 1.1.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bu bölümde ana hatları ile çalışma yaşamına ne geliyor konusuna bakalım.

  1. Yeni yıl başından itibaren iş ilişkilerinde doğan uyuşmazlıklar doğrudan yargıya yani iş mahkemesine götürülemeyecek. İş sözleşmesinin haksız olarak fesih edildiğini düşünen işçi iş mahkemesine doğrudan başvuramayacak.

İş Mahkemeleri Kanununun 3’ncü maddesi “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Hükmünü içeriyor. Madde arabulucu aşamasından geçmeyen uyuşmazlığa iş mahkemesi bakmaz diyor. (3/1)

  1. “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.” Arabuluculuk yoluna başvurulup sonuçta uzlaşma sağlanmaz ise iş mahkemesine baş vurma olanağı var. (3/2)

 

  1. İş kazalarına ilişkin davalar arabulucu yoluna başvurmadan iş mahkemesine götürülebilecek. (3/3)

İş Kanununda yapılmış olan değişikliklerle ilgili olarak uyum yönetmelik değişiklikleri

25 Ağustos 2017 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 30165

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 27/9/2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 13 – (1) Asıl işveren - alt işveren ilişkisinin iş müfettişlerince incelenmesi sonucunda muvazaanın tespitine ilişkin gerekçeli müfettiş raporu ve tutulan tutanaklar Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce işverenlere tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren otuz işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine görülecek olan dava basit yargılama usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi hâlinde Yargıtay altı ay içinde kesin olarak karar verir. Kamu idarelerince bu raporlara karşı yetkili iş mahkemelerine itiraz edilmesi ve mahkeme kararlarına karşı diğer kanun yollarına başvurulması zorunludur.

(2) Rapora otuz iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.”

MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin

Tarihi

Sayısı

27/9/2008

27010

25 Ağustos 2017 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 30165

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

İŞ KANUNUNA İLİŞKİN ÇALIŞMA SÜRELERİ YÖNETMELİĞİNDE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 6/4/2004 tarihli ve 25425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 4 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

25 Ağustos 2017 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 30165

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

İŞ KANUNUNA İLİŞKİN FAZLA ÇALIŞMA VE FAZLA SÜRELERLE ÇALIŞMA

YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 6/4/2004 tarihli ve 25425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, 4857 sayılı Kanunun 42 nci maddesi uyarınca zorunlu nedenlerle ve 43 üncü maddesi uyarınca olağanüstü hallerde, haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“e) 4857 sayılı Kanunun 42 nci maddesi uyarınca zorunlu nedenler ve 43 üncü maddesi uyarınca olağanüstü haller dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Fazla çalışma ihtiyacı olan işverence bu onay iş sözleşmesinin yapılması esnasında ya da bu ihtiyaç ortaya çıktığında alınır ve işçi özlük dosyasında saklanır. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapmak istemeyen işçi verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir.”

MADDE 4 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

19 ağustos 2017 tarihinde postalar halinde çalışmaya ilişkin 2 yönetmelik değişikliği yayınlandı.

19 Ağustos 2017 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 30159

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

POSTALAR HALİNDE İŞÇİ ÇALIŞTIRILARAK YÜRÜTÜLEN İŞLERDE

ÇALIŞMALARA İLİŞKİN ÖZEL USUL VE ESASLAR HAKKINDA

YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA

DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 7/4/2004 tarihli ve 25426 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde ve bu işlerin yürütüldüğü işyerlerinde faaliyet gösteren alt işveren tarafından yürütülen işlerde düzenleme 24 saatte iki posta olacak şekilde yapılabilir.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 7 – Postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, 4857 sayılı Kanunun 42 ve 43 üncü maddeleri ile 70 inci maddesinde öngörülen yönetmelikte belirtilen haller dışında işçilerin gece postalarında 7,5 saatten çok çalıştırılmaları yasaktır. Ancak turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir. Bu fıkranın uygulanmasında;

a) Turizm hizmet yürütülen işler; ilgili mevzuatı uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletmesi belgesi veya turizm yatırımı belgesi verilen ya da belediye tarafından turizm işletmesi olarak faaliyet göstermek üzere işletme belgesi verilen tesislerde,

b) Özel güvenlik hizmeti yürütülen işler; 10/6/2004 tarihli ve 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında İçişleri Bakanlığınca faaliyet izni verilen özel güvenlik şirketlerinde veya özel güvenlik görevlisi olarak herhangi bir işyerinde,

c) Sağlık hizmet yürütülen işler; Sağlık hizmeti sunan ve/veya üreten; gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerin işyerinde ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerinde, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununda tanımlanan sosyal hizmet kuruluşlarında,

çalışan işçiler ile bu işyerlerinde alt işveren tarafından çalıştırılan işçileri kapsar.

Çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan bir postanın çalışması, gece çalışması sayılır.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 12 – İşveren veya işveren vekilleri, postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde, her postada çalışan işçilerin ad ve soyadlarını kapsayan listeleri Bakanlıkça talep edildiğinde sunmak üzere işyerinde bulundurmakla yükümlüdür.”

MADDE 4 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

19 Ağustos 2017 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 30159

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

KADIN ÇALIŞANLARIN GECE POSTALARINDA ÇALIŞTIRILMA

KOŞULLARI HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 24/7/2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 5 – (1) Kadın çalışanlar gece postalarında yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz. Ancak turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde ve bu işlerin yürütüldüğü işyerlerinde faaliyet gösteren alt işveren tarafından yürütülen işlerde kadın çalışanın yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir.”

MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin

Tarihi

Sayısı

24/7/2013

28717

 

 

YILLIK ÜCRETLİ İZİN YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

18 Ağustos 2017 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 30158

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

YILLIK ÜCRETLİ İZİN YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 3/3/2004 tarihli ve 25391 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “en çok üçe bölünebilir.” ibaresi “bölümler halinde kullanılabilir.” olarak değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.”

MADDE 3 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

 

Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun No: 7033

MADDE 85- 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun;

a) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “10’dan az” ibaresi “50’den az” şeklinde,

b) 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “10’dan az” ibaresi “50’den az” şeklinde,

c) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (6) numaralı alt bendinde yer alan “10’dan az” ibaresi “50’den az” şeklinde,

değiştirilmiştir.

MADDE 86- 6331 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fırkasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2017” ibaresi “1/7/2020” şeklinde değiştirilmiştir.

HAFTA TATİLİ

4857 sayılı İş Kanunu 46’ncı maddesinde, “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce, 632ncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.” Hükmü bulunmaktadır.

Pazar günü hafta tatilidir hükmü Hafta Tatili Kanununda yer almaktadır.

Ayrıca Borçlar Kanunu da çalışanlara haftada bir tam gün izin verilmesini öngörür.

İşletmelerin Pazar günü tatil olması, çalışması istenirse ruhsat alınması gerekmesi ile işçilerin haftada bir gün tatil yapması ayrı şeylerdir.

İşletme haftada 7 gün çalışabilir fakat işçiler haftada 6 gün çalışırlar. Bu sistem uygulanırsa buna göre gerekli düzenlemeler yapılabilir. Bunun için İş Kanunu içeriğinde gerekli düzenlemeler vardır.

Son günlerde gündemde olan ve yasalaşma yolunda olan Pazar gününün hafta tatili olmaktan çıkarılması çalışanların haftada bir gün tatil yapmasını engelleyecek bir düzenleme değildir.

SERBEST BÖLGELERDE ÇALIŞACAK YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİNE DAİR YÖNETMELİK

27 Mayıs 2017 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 30078
YÖNETMELİK
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığından:

SERBEST BÖLGELERDE ÇALIŞACAK YABANCILARIN ÇALIŞMA

İZİNLERİNE DAİR YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, serbest bölgelerde çalışacak yabancıların çalışma izinlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, serbest bölgelerde çalışma izni alma yükümlülüğü bulunan yabancıları ve yabancı çalıştıran veya çalıştırmak üzere başvuruda bulunan gerçek ve tüzel kişileri kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;

a) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

b) Çalışma izni: Bakanlıkça resmî bir belge şeklinde düzenlenen ve geçerlilik süresi içinde yabancıya Türkiye’de çalışma ve ikamet hakkı veren izni,

c) Kanun: 28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanununu,

ç) KEP hesabı: 25/8/2011 tarihli ve 28036 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kayıtlı Elektronik Posta Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince yetkilendirilmiş kayıtlı elektronik posta hizmet sağlayıcısından alınmış kayıtlı elektronik posta adresini,

d) Kullanıcı: Serbest bölgede faaliyet ruhsatı alan ve serbest bölgede belli bir işyeri bulunan gerçek veya tüzel kişiyi,

e) Serbest bölge: 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununa göre Bakanlar Kurulu Kararı ile yeri ve sınırları belirlenen serbest bölgeyi,

f) Sistem: Bakanlık Yabancı Başvuru, Değerlendirme ve İzleme Sistemini,

g) Türk dış temsilciliği: Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilikleri veya konsolosluklarını,

ğ) Yabancı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi,

h) Yabancı kimlik numarası: 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca yabancılara verilen kimlik numarasını,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Çalışma İzni Verilmesindeki Usul ve Esaslar

Çalışma izni alma yükümlülüğü

MADDE 5 – (1) Serbest bölgelerde çalışacak yabancılar için çalışma izni alınması zorunludur.

Yurt içinden çalışma izni başvurusu

MADDE 6 – (1) Türkiye’de yasal olarak bulunan yabancının serbest bölgede çalışmak üzere çalışma izni başvurusu ve süre uzatma başvurusu kullanıcı tarafından ilgili serbest bölge müdürlüğüne yapılır.

(2) Serbest bölge müdürlüğü aracılığıyla yapılacak başvurularda, yabancının Türkiye’de yasal olarak bulunduğunun tespiti ilgili serbest bölge müdürlüğünce yapılır.

(3) Başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler serbest bölge müdürlüğü tarafından sisteme girilir. Başvuruda, yabancıya ait yabancı kimlik numarası ile KEP hesabının ve kullanıcının KEP hesabının bulunması zorunludur.

(4) Serbest bölge müdürlüğü başvuruyu değerlendirilmek üzere Ekonomi Bakanlığına iletir.

Türk dış temsilciliklerine yapılan çalışma izni başvurusu

MADDE 7 – (1) Serbest bölgede çalışacak yabancı, vatandaşı olduğu veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki Türk dış temsilciliğine de çalışma izni başvurusu yapabilir.

(2) Türk dış temsilciliği aracılığıyla yapılan başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler, Türk dış temsilciliğince elektronik ortamda Bakanlığa iletilir.

(3) Türk dış temsilciliğine sunulan bilgi ve belgelerin birer örneği, başvurunun Türk dış temsilciliğine yapıldığını belirten bir dilekçe ile birlikte, kullanıcı tarafından ilgili serbest bölge müdürlüğüne iletilir. Dilekçede Türk dış temsilciliği tarafından yabancıya verilen referans numarasının bulunması zorunludur.

(4) Başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler serbest bölge müdürlüğü tarafından sisteme girilir.

(5) Serbest bölge müdürlüğü başvuruyu değerlendirilmek üzere Ekonomi Bakanlığına iletir.

(6) Bu madde kapsamında yapılan başvurularda, yabancı kimlik numarası, kullanıcı tarafından yapılan başvurunun Ekonomi Bakanlığınca olumlu değerlendirilmesi kaydıyla Bakanlıkça alınır. Yabancının KEP hesabı, yabancının serbest bölgede çalışmaya başladığı tarihi takip eden 15 gün içinde kullanıcı tarafından ilgili serbest bölge müdürlüğüne bildirilir ve serbest bölge müdürlüğünce sisteme girilir.

Başvuru belgeleri

MADDE 8 – (1) Başvuruda sisteme girilmesi gereken bilgiler ile yüklenilmesi gereken belgeler Bakanlık ve Ekonomi Bakanlığı internet sayfalarında duyurulur.

(2) Başvuru belgeleri arasında geçerlilik süresi altmış günden daha uzun pasaport veya pasaport yerine geçen belgenin bulunması zorunludur. İçişleri veya Dışişleri Bakanlıklarının uygun görüşü bulunması durumu hariç, geçerlilik süresi altmış günden daha kısa pasaport veya pasaport yerine geçen belge ile yapılan başvuru serbest bölge müdürlüğünce kullanıcıya iade edilir.

(3) Başvurular için Bakanlıkça ayrıca kağıt ortamında bilgi veya belge talep edilmemesi esastır. Ancak, Bakanlık her bir belgenin kağıt ortamında aslının ibraz edilmesini ya da ilgisine göre Türk dış temsilciliği, yabancının uyruğunda bulunduğu ülkenin ülkemizde bulunan temsilciliği, ilgili ulusal veya yabancı kurum ve kuruluşlar veya noter tarafından tasdik edilmiş bir örneğinin ibraz edilmesini ya da bir yeminli tercüman tarafından ilgili belgenin yeniden tercüme edilmesini isteyebilir. Sahte veya yanıltıcı bilgi ve belgelerin ibraz edildiğinin tespiti halinde durum adli makamlara bildirilir.

Çalışma izni başvurusunun değerlendirilmesi

MADDE 9 – (1) Ekonomi Bakanlığı bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla belirleyeceği değerlendirme kıstaslarını esas alarak kullanıcıya ve yabancıya ilişkin bilgi ve belgeler üzerinden başvuruyu değerlendirir ve değerlendirme sonucunu sistem üzerinden Bakanlığa iletir.

(2) Kullanıcının istihdam edeceği yabancının yönetici olarak görev yapacak olması veya nitelikli personel olması zorunludur. Ancak, uluslararası koruma başvuru sahibi, şartlı mülteci ve geçici koruma kapsamındaki yabancıların çalışma izni başvuruları ve bu başvuruların Bakanlıkça değerlendirilmesi bakımından ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

(3) Türk dış temsilciliği aracılığıyla yapılan başvurular Ekonomi Bakanlığınca sistem üzerinden Bakanlığa intikal ettirilecek başvuru bilgileriyle birleştirilerek değerlendirilir.

(4) Bakanlık, 6458 sayılı Kanunun 7 nci, 15 inci ve 54 üncü maddeleri kapsamında olduğu İçişleri Bakanlığınca bildirilen yabancılara ilişkin olan; kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından Türkiye’de çalışmasında sakınca görülen yabancılara ilişkin olan; Dışişleri Bakanlığının uygun görüşü olması durumu hariç, Türkiye Cumhuriyeti’nin tanımadığı veya diplomatik ilişkisinin bulunmadığı ülke vatandaşları için yapılan başvuruları reddeder ve durumu Ekonomi Bakanlığına sistem üzerinden bildirir.

(5) Ekonomi Bakanlığınca olumlu değerlendirilen başvurulardan dördüncü fıkra kapsamında olmadığı tespit edilenlere Bakanlıkça çalışma izin belgesi düzenlenir.

Çalışma izni süresi

MADDE 10 – (1) Serbest bölgede istihdam edilecek yabancıların çalışma izinleri ilk başvuruda en çok bir yıl süreyle düzenlenir.

(2) Çalışma izni süre uzatma başvurusu, çalışma izni süresinin dolmasına altmış gün kalmasından itibaren ve her durumda çalışma izni süresi dolmadan yapılır. Bu süre dolduktan sonra yapılan uzatma başvuruları reddedilir.

(3) Uzatma başvurusunun olumlu değerlendirilmesi halinde yabancıya, aynı kullanıcıya bağlı olarak çalışması kaydıyla, ilk uzatma başvurusunda en çok iki yıl, sonraki uzatma başvurularında en çok üç yıl süreyle çalışma izni verilir.

(4) Çalışma izni sürelerinin tespitinde kullanıcının faaliyet ruhsatının bitiş tarihi dikkate alınır.

(5) Yabancının pasaport veya pasaport yerine geçen belgelerinin geçerlilik süresinin bir yıldan az olması halinde çalışma izni bu süreden altmış gün daha kısa süreli verilir.

Harç alımı

MADDE 11 – (1) Bakanlıkça adına çalışma izni belgesi düzenlenecek yabancının, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 21/2/1963 tarihli ve 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu hükümleri gereğince ödemesi gereken harç ve değerli kağıt bedelinin tespiti ve tahsili, 3218 sayılı Kanunun vergi ve harç istisnası tanıyan hükümleri doğrultusunda Ekonomi Bakanlığınca sağlanır.

Çalışma izin belgesinin teslimi

MADDE 12 – (1) Bakanlıkça düzenlenen çalışma izin belgesi, ilgili serbest bölge müdürlüğüne gönderilir.

(2) Çalışma izin belgesi, yapılması gereken ödemelerin tahsil edildiğini gösterir belgeler karşılığında, serbest bölge müdürlüğünce kullanıcıya veya yabancıya teslim edilir.

Çalışma izninin geçerliliği ve iptali

MADDE 13 – (1) Çalışma izni, süresinin sona ermesi ile geçerliliğini kaybeder.

(2) Aşağıda belirtilen hallerde çalışma izni Ekonomi Bakanlığınca yapılacak bildirime istinaden Bakanlıkça iptal edilir:

a) Yabancının veya yabancıyı istihdam eden kullanıcının ilgili serbest bölge müdürlüğü aracılığıyla yapacağı talep,

b) Ekonomi Bakanlığı tarafından serbest bölgeler mevzuatı çerçevesinde resen iptal,

c) Yönetici statüsü bulunmayan kullanıcı ortakları hariç olmak üzere, yabancının çalışma izni başlangıç tarihinden itibaren altı ay içinde serbest bölgeye gelmemesi.

(3) Aşağıda belirtilen hallerde çalışma izni Bakanlıkça doğrudan iptal edilir:

a) İçişleri Bakanlığı veya Dışişleri Bakanlığının uygun görüşünün bulunması hâli hariç, yabancının pasaportunun veya pasaport yerine geçen belgesinin geçerlilik süresinin herhangi bir nedenle sonlandırılması,

b) Kanunda belirtilen hükümlere aykırı olarak çalışıldığının tespiti,

c) Çalışmanın herhangi bir nedenle sona ermesi,

ç) Çalışma izni başvurusunun sahte veya yanıltıcı bilgi ve belgelerle yapıldığının sonradan tespiti,

d) Yabancının; 6458 sayılı Kanunun 7 nci maddesi kapsamında Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyecek yabancılar, 15 inci maddesi kapsamında vize verilmeyecek yabancılar ve 54 üncü maddesi kapsamında sınır dışı etme kararı alınacak yabancılar kapsamında olduğunun İçişleri Bakanlığınca bildirilmesi,

e) Yabancının, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından Türkiye’de çalışmasında sakınca olduğunun ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca bildirilmesi,

f) Yabancının, sağlık sebepleri veya zorunlu kamu hizmeti gibi mücbir sebepler dışında aralıksız olarak altı aydan uzun süre Türkiye dışında kalması.

Sosyal güvenlik yükümlülüğü

MADDE 14 – (1) Türkiye’nin taraf olduğu sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklı kalmak üzere, serbest bölgede çalışma izni alan yabancı ile kullanıcı, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerini kanuni süresi içinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine göre yerine getirir.

Hüküm bulunmayan haller

MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla her türlü usul ve esaslar Bakanlık ve Ekonomi Bakanlığınca müştereken düzenlenir.

Geçiş hükümleri

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında yer alan iş ve işlemlerin sistem üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmesine ilişkin Ekonomi Bakanlığı ile Bakanlık arasında uygun teknik altyapı sağlanıncaya kadar, bilgi ve belge gönderimi ile karşılıklı bildirimde bulunulmasında iletişimi kolaylaştıracak her türlü araç, gereç ve yöntemler kullanılır.

Yürürlük

MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Ekonomi Bakanı müştereken yürütür.

BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?(2)

1.Sosyal güvenlik nedir?

 

İnsanlar doğar, büyür, çalışır, hasta olur, kaza geçirir veya anne olurlar. Bu nedenlerle bir süre çalışamazlar veya malul olur ve çalışamaz hale gelirler, sonunda yaşlılık nedeniyle eski güçleri kalmadığı için çalışma yaşamından çekilirler.

Yaşlılık aylığı aldıkları sırada veya çalışırken yaşamlarını yitirirler, böylece baktıkları kişiler çaresiz kalır.

Tüm bunlar insanların yaşamları boyunca karşılaştıkları risklerdir. Sosyal güvenlik ise bu iki paragrafta belirtilen riskleri en az düzeyde karşılayan sistemin ismidir.

Bu risklerden bir kısmı belli bir süre devam eder bir kısmı ise kalıcıdır. Bunlara kısa vadeli ve uzun vadeli riskler denir.

 

2.Kısa vadeli riskler nelerdir?

 

İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık, analık kısa vadeli risklerdir. Bunlar genel olarak belirli sürede sona ererler.

Kısa vadeli riskler, geçici iş göremezlik ödeneği ile karşılanırlar.

Ancak bazı durumlarda bu riskler, uzun vadeli risklere de dönüşebilir. İş kazası sonucunda  ölüm gibi.

 

3.Uzun vadeli riskler hangi risklerdir?

 

Sonuçları uzun süren ve kalıcı risklerdir. Örneğin, malul olan bir kişi tekrar çalışma yaşamına dönemez veya çalışma gücünü önemli ölçüde yitirir.

Malullük, yaşlılık ve ölüm uzun vadeli riskler grubundadırlar.

 

4.Kısa ve Uzun vadeli riskler nasıl karşılanır?

 

Saydığımız riskler, ilk insandan beri söz konusudur. Bu risklerden korunmak için insanlar, çeşitli tedbirleri her zaman almışlardır.

Kendi başlarına bu risklerin zararlarını önleyemeyeceklerini görmüşler ve ailelerin dayanışmaları ve ailelerin oluşturdukları soylarının dayanışmaları ile sorunları çözmeye çalışmışlardır.

Bugün bile köylerden çalışmak amacıyla şehirlere göç edenler, köyde kalan aileleri ile bu tür bir dayanışma içindedirler.

 

5.Devletlerin sosyal güvenlik örgütü kurmaları

 

1800’lü yıllarda İngiltere’de başlayan sanayi devrimi, buhar gücü ile çalışan makinelerin üretime katılması ile kitle üretimine yol açmıştır.

Kitle üretimi birçok işçinin bir araya gelmesine ve toplu olarak çalışmaları sonucunu yaratmıştır. Böylece çalışma yaşamına ilişkin sorunlar, daha sık ve belirgin olarak ortaya çıkmaya başlamıştır.

Bu çalışma biçiminin ortaya çıkardığı sonuçlardan biri de, sosyal güvenlik sisteminin devletlerin düzenlemesi altında kurulmasıdır.

Bu RSS beslemesine abone ol